23 Şubat 2010 Salı

?

Kimseye sahip olamamak mıdır can yakan yalnızlık; yoksa çevreni kuşatan onca insana karşın hala yalnız hissetmek mi ?

Bu sorunun yanıtını hala bilmiyorum. Bir de şu soru var kafamda yapışık yaşayan:

Unutamamak, kin tutmak mıdır ?

7 yorum:

neslihan dedi ki...

ben de bugün aynı soruları sordum kendime,ne bileyin yine de kindarlığı yakıştıramadım ama bazı haksızlıklar da unutulmuyor yav...

cüzzamlı melek dedi ki...

sondan başlayalım...

zannımca unutamamak, hesabın kapanmadığı anlamına gelir. o hesap er geç mutlaka kapanmalıdır. sadece ve sadece kendisi için, kendisi adına yapmalıdır bunu insan.

kalabalıkların içindeki yalnızlık en kötüsü olsa gerek. misal ben... bütün sevdiklerim uzakta ve ben bu lanet ankara'da erkan oğur konserine gidebilceem, erkan oğur nedir bilen bi allan kulunu tanımıyorum.

:(((

Uyumsuz dedi ki...

Neslihan, kin ve unutamamak ciddi bir muamma degil mi ? Insan kendisine dokunan bir olayi unutamiyorsa bunda kizginlik ve kirginlik da var demektir. Bir nevi kindir o halde ?

Melek kafa, malesef seninki yalnizlik degil uzayli olma hali. Korkarim sen ve etrafindaki Erkan Ogur`dan bihaber insanlar farkli gezegenlere aitsiniz. Bunun kentle falan ilgisi yok, arkadaslarin, ailenin yaninda bile bu uzayli hissine kapilabiliyorsun. Bence tum gezegensiz uzaylilar bir araya gelip grup terapisi yapalim :)
Bu arada el su su sitene yaw ne yorum yazabiliyoruz ne eskileri okuyabiliyoruz.

Teecetveli dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
JoA dedi ki...

anaaaaaam, acımamış, en sevdiğim türde sorular sormuşsun uyumsuzcum:) yalnızlık konusu bir tuhaf. sanırım bir yerlerde bahsetmiştim kendimce, iki tür yalnızlık olduğunu iddia etmiştim. biri somut yalnızlık. ikincisi de zaten her durumda yalnız olma hali. birincisi geçer, ikincisi bence asla geçmez. ama tadı çıkarılabilir bir yalnızlıktır. çevrendekilere rağmen yalnız hissetmek ise bence ne birinci ne de ikincidir. biraz kafa dinleme ihtiyacı ya da "benim burada ne işim var?" sorusunun tetikleyicisi olabilir. bunların hepsi bence tabii.

ikinci soru konusunda da bir iddiam var elbette (olmasa şaşardık): insan hiçbir şeyi unutamıyor yahu. hele hele kötü şeyleri. çünkü hiçbir şey "o anda" yaşanan acının/öfkenin vs.nin bedeli olamıyor. şarkısı bile var ya: "unuttum desem bile yalannnnnn, billahi yalan" bence en fazla sünger çekebilir insan ama onun da garantisi yok yani. fakat kin tutmakla unutamamak arasında fark var: kin, beraberinde intikam isteğini getirir. unutamamakta ise böyle olmak zorunda değil. üzülürsün, hayat devam eder:)

geveze baykuş dedi ki...

kalabalıklar içindeki yalnızlık bence en acıtanı. unutamamak kin tutmak mı dersen, neyi nasıl unutamadığına bağlı. bazı unutulmayanlar özlemken bazıları intikam doğrultusunda olabiliyor. benim son zamanlardaki unutamamam bu ikinci türden mesela. en güzeli affedip sallamak ama ben de evliya değilim malesef.

pisikopati dedi ki...

nerede okumuş veya dinlemiştim, kim söylemişti hiç hatırlamıyorum ama şöyle bir söz var çok sevdiğim :

"insanlar onlara ne söylediğinizi hatırlamazlar ama onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar"