Kimseye sahip olamamak mıdır can yakan yalnızlık; yoksa çevreni kuşatan onca insana karşın hala yalnız hissetmek mi ?Bu sorunun yanıtını hala bilmiyorum. Bir de şu soru var kafamda yapışık yaşayan:
Unutamamak, kin tutmak mıdır ?
"Her türlü yasağa karşıyım " diyenler, eskiden dakikalarca kıpırdamadan sıra beklenen bankalarda, devlet dairelerinde, 8 saatlik otobüs yolculuklarında, okullarda müdür ve öğretmen odalarında fosur fosur sigara içildiğini anımsadıkça hala bu liberal görüşün arkasında duruyorlar mıdır acaba ?
Sigara içtikleri için yakalandıkları bir sürü hastalığın devlet tarafından karşılanan tedavi masrafı yüzünden sigara içmeyenlere sağlanması gerekecek diğer sosyal haklara ayrılacak bütçeye etki edeceği kesin. Sigara içmek dışında sağlıklarına önem gösterip GDO"lu yiyeceklere karşıyım diye nutuk dahi atıyor olabilrler ama bu her gün arsenik ve siyanürle bünyelerini zehirledikleri gerçeğini değiştirmiyor.
Eski filmlerde, kitaplarda hatta çocukluğumuzun masallarında anlatılan aşklar insanı büyüler. Neden ? Çünkü bahsedilen aşk hep erkeğin beğenip aşık olduğu ve ardından peşinden koştuğu kadınla ilgilidir. Tıpkı doğada olduğu gibi insanoğlu da bu şekilde programlanmıştır. Kadın seçicidir, erkekse kendini beğendirmeye yönelik çalışır.
Tüketim manyaklığının insanlığı ikiye böldüğü ve uydurma bir gün olan 14 Şubat kandırmacadan başka birşey değil.
Masa başında memur modeli çalışan insanların, yaşamlarının yirmidört saatini işle doldurma çabasına anlam veremiyorum.
Hayat gerçekten sürprizler mi dolu acaba ?
Ortaokuldayken Türkçe öğretmenlerinin dilimizle ilgili tutumları bana abartılı gelirdi. Mesela bir tanesi testlerde efendim a-b-c-d oluyormuş da neden a-b-c-ç olmuyormuş diye söylenirdi, Ç Türkçe harf değil miymiş ?