2 Ocak 2009 Cuma

2009 yılı için öneri

Teknolojinin götürülerinden biri de herşeyi çabucak tüketmemiz. Bana en çok dokunanı da insanların kimliğini, aile terbiyelerini ve duruşunu en açık biçimde gösterdiği iletişim denen olgunun bu hızla değişime uğrayıp tükenip gitmesi.

Çocukluk arkadaşlarımdan biriyle çok nadir görüşebildiğimizde kızcağız hep aynı şeyden dert yanardı. İki günlük insanlarla daha sık görüşüyoruz, halbuki esas dostlarımız eski dostlar,ve ne yazık ki artık eskiler gibileri gelmiyor derdi. Bakıyorum da daha otuzlu yaşların başında hakikaten binlerce insan girip çıkmış hayatıma ve aynı hızla yok olup gidiyorlar.

Baksanız cep telefonlarınızda, e-posta adres listelerinizde yığınla insan var ama son on gün aramalarınıza bakın hep aynı kişierle konuşuyorsunuz.

İnsanlar gelsin insanlar gitsin bununla bir sorunum yok. Sadece birilerinin bu hızla hayatınızı meşgul ettiği bu yaşam döngüsünde yeni gelenlere gösterdiğimiz özveriyi, ilgiyi ve en önemlisi o değerli zamanımızı eski dostlara da birazcık versek daha iyi olmaz mı ?

Bence insanlık, millipiyango biletlerine bel bağlayacağına ya da kendileri adına yeni yıl hedefleri koyacağına eski değerlerine, dostlarına sıkı sıkı sarılsalar ve yenilerle sadece vakit geçirip hoş beş etseler kolay kazanç esas bu olurdu.

Böylece ne yeni ve hızlı geleni anında tüketip postalarız...

Ne de eskilerle olan yakın mesafemizi cep telefonu ve e-posta uzaklığında sınırlarız..

4 yorum:

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Bunun adı tüketim kültürü. Nasıl insanlar pek çok şeyi tüketip atıyorlarsa insanları da tüketip atıyorlar. Yeniliği olmayan hiç bir insan ilgiyi hak etmiyor bu sistemde. Ne ilgiyi ne de uzun zamanlar harcamayı. Bahanemiz de hazır: "Ah hiç vaktim olmadı inan" Kim neye koşturuyor bu kadar bilmem ki...

JoA dedi ki...

yazının geneline katılmakla birlikte, yenilerle sadece hoşbeş edersek bir süre sonra onları da eski dostlar arasına nasıl katacağız ki? fırsat eşitliğinden yanayım sanırım:)

Uyumsuz dedi ki...

Evet kimsenin kimseyi aramaya vakti de firsati da yok. Ama bulduklari her bos anda cep telefonlarini cikarip bit bit mesaj yazmaya, oyun oynamaya, eski mesajlari kurcalamaya da bayiliyorlar.

pisikopati dedi ki...

Gözlemlerini yerinde ve doğru bulmakla beraber, kendi adıma hiç geçerli olmadıklarını tespit etmekten mutluyum. Bugünün söylemiyle iflah olmaz bir tutucuyum. Yıllardır aynı eş, aynı iş, ve eski dostlarla hayatımın eksenini oluşturdum. Yeni insanlar tabii ki giriyor hayatıma, çok sevdiğim uyuştuğum, beraber olmaktan çok keyif aldıklarım da oluyor ama dost mertebesine erişmek o kadar kolay değil.

Ha bir de yeni koyduğum ismiyle pambık (kim olduğunu biliyorsun sanırım) var ki o bile 5 yıldır hayatımda:)))