10 Haziran 2009 Çarşamba

Evlilik aşkı değil asıl hayatı öldürmesin

Başarılı sporcuların evlilikle beraber kariyerlerinde de önemli değişiklikler görmüşümdür. Buna en basit örnek Andre Agassi'nin Brooke Shields ile olan beraberliğiyle tenis kariyerinin de dibe vurmuş olan o yıllarını örnek verebilirim. Bu ilişkinin iyi ya da kötü gitmesiyle alakalı olmuyor pek. Yani evliliğinde çok mutlu olan ama bunu spor hayatlarında tam tersi bir ivmeyle ödemek zorunda olanlardan biriydi Agassi.

Daha sonra aynı dönemin bir numaralı seri başıyken tenisi bırakan Steffi Graf ile olan beraberliği onu yine zirveye taşımıştı.

Bu şu demek mi oluyor: Birlikte olacağın kişi hayat görüşün ve önceliklerinde destek alacağın biri mi olması gerekir ?

Sanırım eğer ilişkiniz dışındaki hayat ilişkiniz, evlilik ya da aileniz her ne ise, aynı derecede önemliyse bu sorunun yanıtı evet.

Profesyonel olarak bakıldığında, gecesi gündüzü belli olmayan mesleklerde çalışan insanları ele alalım. Sağlık, ulaşım ve hizmet sektörü gibi tipik 9-6 saatleri arasında çalışmayan ve çoğu zaman da işleri gereği uzun saatler evlerine bile dönemeyen insanları düşünelim. Eğer evde onları bekleyen eşleri ya da sevgilileri bu yoğun ve zamansız tempoda onlara gerekli desteği vermiyorlarsa o kişilerin sırtlarında yük oldukça ağır olmalı.

Sabahlara kadar çalışıp ya da günler sonra işten eve döndükten sonra kapıdan içeri girdiklerinde karşılaştıkları yüz onlara sırtını dönüyorsa bu yüzünden o kişiler de huzuru başka yerlere kaçarak buluyorlarlarsa kimi suçlamak gerek bilemiyorum..

Bir de işin kişisel hayat kısmı var. Bir ilişkisi ya da evliliği olmadan önce hayatında önemli yer tutan özel zevkleri olan kişiler mesela. Spor ya da sanatla hobinin ötesinde ilgilenen ya da kendini sivil toplum etkinliklerine adamış biriyle eğer birlikte oluyorsanız burada baştan tavrınızı net ortaya koymalısınız. Çünkü bu insanların da size ayıracağı vakit yine bu ilgi alanları yüzünden kısıtlanacaktır.

Bu durumda bu kişiyi bu hayatıyla kabul ediyorsanız, destek de vermeniz gerekir. Eğer ki bu ilgi alanlarına ayrılan vakti ya da enerjiyi kıskanıyorsanız bu durumda o kişi sizin için değişecek ve muhtemelen de yapmaktan büyük keyif aldığı bu işlerden uzaklaşacaktır.

İşte tam burada sorulması gereken soru şudur. Birliktelikte karşınızdaki kortların parlayan yıldızı olmaya devam mı etmeli yoksa evinin insanı olup bu işlerden elini ayağını çekmeli midir ?

Yani ilişkilerdeki Brooke Shields misiniz yoksa Steffi Graf mı ?

Yanıtlamadan önce Andre Agassi'nin şu an hangisiyle evli olduğunu da göz ardı etmemenizi öneririm..

8 yorum:

pisikopati dedi ki...

ne bu başımıza evlilik gurusu mu kesildin hayırdır:)

Uyumsuz dedi ki...

yok canım, benimki gözlem sadece :)

pisikopati dedi ki...

acımam gözlerim diyosun yani:)

bin dedi ki...

peki agassinin bi zamanlar sirim sacli bi delikanli olup simdi tastabak kel bi aile babasi olmasi? brooke'luk bi hali kalmadi da mecburen mi steff'i grafliyor acaba ne dersin?

Uyumsuz dedi ki...

Agassi o kel ve aile babası haliyken kaç kere grand slam turnuvasında şampiyon oldu bunu biliyor musun peki ?
Ben kolunda Brooke davetlerde sürttüğünde yarı final bile göremediği zamanları çok iyi biliyorum mesela.

creep dedi ki...

şimdi dikkatimi çekti.
resimdeki pink?

Uyumsuz dedi ki...

o galiba evet, ama o kadar dövme var miydi onda bilemedim

geveze baykuş dedi ki...

evet evet, pink. vardı dövmeleri, hatta önde de olacak kasığına doğru.

imza
dövme seven insan modeli