16 Temmuz 2010 Cuma

Benim ütopya

Komünizmi deneyen tüm ülkeler yüzünden güzelim yönetim biçiminin adı kötüye çıktı.

Örneğin SSSCB ve onun Doğu bloğu kardeşleri, yıllarca tüm dünyaya o suratsız Slav soğukluklarıyla tehdit oluşturdular. Yetmedi, kendi vatandaşlarının da seyahatten, beslenmeye, iş seçiminden yaşamak istedikleri kentlere kadar her konuda kısıtlama getirdiler.

Haliyle çöküp gittiler..

Bugün bir avuç Komünist görünümlü ülkeye bakınız.

Mesela bir tarafta kendi kendine yetmeye çalışıp eski SSCB ağbisinin izinden gidip gene ona buna nükleer kafa tutan bir Kuzey Kore var. Halkı enerji kıtlığında, dünyadan kopuk tamamen hayali dev Kuzy Kore hayatı sürerken devlet başta Güney Kore olmak üzere tüm gezegeni patlatmakla tehdit edip duruyor.


Çin var bir de güya komünist diye geçinip en büyük kapitalist çarkı döndürüyor. Milyarlık iş gücünü insan haklarını yok sayarak paraya dönüştürüyor ve dünyaya pazarlıyor. Hem de en dandik kalitede ürünler halinde.

Hala Castro'nun ülkesi sanılan bir Küba var. Fidel Castro'nun aslında çoktan öldüğünden habersiz, kardeşinin diktasında uyuşturulmuşluk içinde yaşayan ve nefesi açlık kokan bir garip halk ülkesi. Şehir değiştirmenin, et yemenin yasak olduğu kendini dünyaya kapamış ama fakirlikten dünyanın turistini havaalanında özel doktorlarla koşarak karşılayan bir devlet anlayışı var Küba'nın. Ama halk çok mutluymuş öte yandan !

Madem her yönetimin böyle garip komünizm anlayışı var, o halde ben de kendi komünist ütopyamı oluşturuyorum.

Benim takıntım kimse başka ülkere özenmesin, işte başka ülkelerin kaynaklarına muhtaç kalmayalım değil. Ben doğrudan ülkedeki iş gücü kaybından şikayetçiyim. Hafta içi günlerde orada burada gezip saçma sapan konuları kendilerine dert edinenlere derman peşindeyim.

Benim ülkemde hafta içi mesai saatlerinde herkes çalışacak arkadaş ! Öyle kafelerde, restoranlarda, sahillerde boş boş takılmak yok ! Biz köle gibi çalışırken diğer herkes de köle gibi çalışacak, o kadar !

Ondan sonra hafta sonu gider Monaco'da F1 rallisi mi izler, akşam Bebek Luca'da milletle kesişip kokteylini mi yudumlar ya da Türkbükü'nde eller havaya mı oynar beni ilgilendirmez. Ben pazartesi sabahtan cuma akşamına kadar herkesin hayatına el koyuyorum.

Böylece biz de çalışırken şimdi millet piyasada, biz bu havasız ofiste diye ağlanıp işimize olan yoğunlaşmamızı da kaybetmeyiz.

Bu kadar basit işte.

Bu da benim ütopya :)

9 yorum:

Bal Sultan dedi ki...

Benimki de anne-baba ehliyeti verilmesi. Çok aşamalı ve çok detaylı bir sınavlar silsilesi olacak, ancak bunların tamamından geçebilenlere çocuk sahibi olma izni verilecek, gerisi zinhar kısırlaştırılacak.
Senin ütopyanın gerçekleşmesini de isterim bu arada.

Uyumsuz dedi ki...

Bal sultan, benim ütopyamda o da var. Evet, önüne gelene çocuk yapma yetkisi yok. İsteyen istediğiyle takılsın ama çocuk yapmaya karar verdiklerinde yönetimce belirli sınavlardan geçmeliler. yetki dışı çocuk sahibi olanı alıveririz elinden, kafa sağlıyı yerinde ailelere teslim ederiz. Gelsin mutlu nesiller :)

nalan dedi ki...

ben tam olarak paylaşamıycam bunu. yazın işsiz güçsüz anneler eniklerini de alıp aylarca yazlıklara gidiyor da nefes alıyoruz yahu.
erenköyünden kadıköy'e hem de otobüsle 15 dakikada nasıl gidersin yoksa, mümkün mü?
:)

Uyumsuz dedi ki...

Nalancım, annelik de bir meslek. Benim ütopyada annelere zorluk yok :)

Aslı dedi ki...

Budur, arkandayım be koçum :)) Kim ki uymaz bu kurallara, ofisin en sıkıcı yerinde hafta sonu dahil konaklama veririz ceza olarak.

cüzzamlı melek dedi ki...

valla uyum öyle güzel yazmışsın ki,alkış tutmaktan başka bişi yapmak anlamsız... hele de yorum yapmak...

pisikopati dedi ki...

nefismiş özellikle çocuk konusunu tatildeki gözlemlerimden sonra ben de ayrı bir yazı olarak yazıcam..tek yol devrim:)))

Mert İnal dedi ki...

Bence haftasonu da kafelerde boş boş oturmak yasaklanmalı.En azından kafelerde belli bir süre kitap okuma zorunluluğu getirilmeli.Boş boş oturanlardan nefret ediyorum demesem de , tiskiniyorum diyebilirim..

Uyumsuz dedi ki...

O zaman kafeleri toptan kapamak gerekiyor, bence arada insanların boş boş takılmaya da ihtiyaçları var. O kadar da zalim olmayalım, sonra komünizmi getirip beceremeyenlere benzeriz aman diyim :)