21 Temmuz 2009 Salı

Tanıştırın beni bu arkadaşla artık

Hani hep bir arkadaş vardır, efsane. Başımıza bir iş gelse, birşeye ihtiyaç duysak ama ne yapacağımızı bilemesek hep bu arkadaştan örnekler duyarız. Çünkü bu arkadaş arkadaşınızın arkadaşının arkadaşıdır ve aynısı onun da başına gelmiştir, bu yüzden biz de bu örneklemden esinlenmeliyizdir.
Arkadaşınız anlatır ve der ki " Bir arkadaşımın yakın arkadaşının başına gelmiş, kredi kartını zamanında ödemezsen aylık yüzde binbeşyüz faiz işliyormuş. Adam ödememiş, iki ay sonra evine haciz gelmiş, o da yetmemiş, hapse atmışlar, şimdi Sivas kapalı ceza evinde gün sayıyormuş." Hatta hikaye bazen daha da trajik olur " Bir arkadaşım anlattı, yakın bir arkadaşı bir gün evde düdüklüde yemek pişirirken düdüklü tencere patlamış, tüm mutfak yıkılmış. Düdüklü tencerenin o seride hata varmış, ama firma olayı ört bas etmek için arkadaşımın arkadaşına onbin dolar ödemiş."

Popüler hastalıklar sarar bu arkadaşın dört bir yanını. İlla ki kuş gribi teşhisiyle havaalanlarından birinde alıkonulmuş, şimdilerde de domuz gribine yakalanmıştır.

Bir de bahtsızdır bu arkadaş. EDS kameraları onu değil de kırmızıda geçen bir başka arabayı onun arabası diye yakalamıştır, yeni açılan pahalı bir restoranda yediği kremalı makarnadan zehirlenmiştir, her zaman gittiği manikürcüden hepatit B kapmıştır, ağzını silmeden içtiği kutu koladan dudakları uçuklamıştır, bindiği taksi Beşiktaş'tan Taksim'e gitmek için iki kere Boğaziçi köprüsünden geçmiştir, üstelik haftalardır devreden sayısal lotoyu da tek bir rakamla kaçırmıştır.

Bazen de başarı hikayesidir. Sirkeli su ile haftada onüç kilo vermiştir bu arkadaş. Papatya suyu ile yüzündeki aknelerden kurtulabilmiştir ve şimdi yüzü pırıl pırıldır. Sıcak yaz akşamları şişen ayaklarını tavana dikip uyursa ayakları hemen inermiş, lodos estiğinde ağrıyan baş ağrısını da buzlu göz bantları geçirirmiş. Güneş yanıklarına da keçi sütü sürerse asla derisi soyulmazmış.
Hep gezen bilir kıvamında önemli olaylara da tanıklık etmiştir. Bodrum'da George Clooney'i barlar sokağında bira yudumlarken, Kapadokya'da Brad Pitt'i bir büfeden sakız alırken, hatta babaannesinde kaldığı bir gece Lady Diana'nın hayaletini başucunda ağlarken görmüşlüğü vardır.

Anlat anlat bitmez bu arkadaşın hikayeleri. Hep de başına birşeyler gelip konu mankeni olan bu şahsiyeti merak ederim ben. Herkesin ortak derdine sahip bir türlü ortaya çıkamayan bu arkadaşı artık tanımak benim de hakkım diyorum ve soruyorum size.
Kimdir arkadaş bu arkadaş ? Söyleyin biz de tanışalım ve şu hikayeleri ilk ağızdan dinleyelim artık. Arkadaş efsanesi şehir efsanesi tadında kabaklaşmadan biz de bu meşhur arkadaştan nasibimizi alalım yahu !

9 yorum:

Aslı dedi ki...

Ben o arkdaşı bulursam çok fena yapacağım. Valla tanıştırmam, benimle görülecek işi var daha :)

Uyumsuz dedi ki...

Senin işin daha acele geldi, önden buyur komşu :)

JoA dedi ki...

bu kadar absürt örneklerle olmasa da ben de o arkadaşlardan biri sayılabilirim. hemen hemen her konsepte uygun bir maceram vardır, haberiniz olsun:) ha bir de windy çok başarılıdır bu konuda. elinizin altında ne cevherler var kızım, kıymetini bilin:))

Uyumsuz dedi ki...

yani aslinda o arkadaşın arkadaşıymışım da haberim mi yokmuş :)

JoA dedi ki...

o arkadaşın bir boy küçüğünün arkadaşısın diyelim:) çünkü george clooney'yi göremedim maalesef. ama avrupa yakası'ndaki burhan'la aynı masada oturup iğrenç esprilerine katlanmışlığım, savaş dinçel'le aynı dolmuşta yanyana seyahat edip sufizm ve genco erkal hakkında zırvalamışlığım, peker açıkalın'la muhabbet edip yeni karısı hakkındaki övgülerini dinlemişliğim, kimseye bulaşmayan kargalarla yakın temasa geçmişliğim, otobüsle izmir'e giderken tek bozuk havalandırmanın altına denk gelmişliğim, kapattırdığımı sandığım kablo tv faturası yüzünden icra tehdidiyle karşı karşıya kalmışlığım, sivilceye sirke basarak iyileştirmişliğim filan vardır. bir arkadaşımın annesi bana yıllar önce "pişmiş tavuk" lakabını takmış, yeni öğrendim:)

Uyumsuz dedi ki...

hahaha, JoAcım hakikaten de sen o arkadaşmışsın yaw. Bir boy küçüğü falan değil, aynen osun işte. Hepimizin hikayeleriyle büyüdüğü ama asla adını öğrenemediği kişi işte sensin JoA :))

JoA dedi ki...

yaşasın, kimlik bunalımım sona erdi:))

yalnız birden tırstım yahu. siz ne yapmayı düşünüyordunuz bu arkadaşa?

allımorlu dedi ki...

o arkadaş benim arkadaşların yakın arkadaşı olur.kendisiyle henüz tanışmadım ama romansı bir hayatı olduğu kesin...

pisikopati dedi ki...

heeee taam o "arkadaş" bu arkadaşmış