12 Mayıs 2009 Salı

Bilimkurgu incelikleri

Geçen akşam Digitürk'te Aliens Vs. Predator 2 filmini izlemek için hevesle kuruldum koltuğa. ( Şimdi ne Alien ne de Predator serisi hakkında bilgi sahibi olmayan ya da bilimkurgudan anlamayanlar için bu filmin adı acayip manasız gelebilir ama olsun yazıyı okuyun eğleneceksiniz. ) Aslında süper dandik bir filmdir kendisi. Biliyoruz ki en iyi iki şeyi birleştirdiğinizde çıkan sonuç o iki en iyi şeyden asla daha iyi olmuyor. İşte yılların Alien serisi ile karizmatik uzaylı Predatorlerin hikayesini tek filme sığdırma çabası da aynen böyle bir sonuç doğurmuş.

Ama ben yine de cumartesi gecemi bu şekilde böyle bir eğlenceye ayırdım ve kucağımda fındık kasesi daha ilk sahnede saçmalayan filmle dalga geçerekten izlemeye başladım. Çok geçmeden filmin sesi gitti. İki üç dakika alt yazılı ama sessiz idare ettim ama baktım filmdeki görüntüler sessiz tamamen karmaşaya dönüştü.

Yaratık insanlara saldırıyor falan oraları tamam, anlaşılıyor da şimdi Alien ile Predator birbirine giriyor, arada insanlar kaynıyor, bir de yarı Alien yarı predator var, bu Alienlerin efendisi, ama bu sahneye cikinca o aslinda gerçek predator mü, gercek predator de insanları öldürüyor mu yoksa aslında o yarı alien olan mı hiçbirşey belli olmuyor.

Dolayısıyla bilim kurgu-korku saçması film sessiz olunca sürekli yarı karanlık mekanlarda kan ve kapışma sahnelerinden hiçbirşey anlamadım. Gözümün önünde uzaydan gelmiş iki farklı cins yaratık sakin Amerikan kasabasına dehşet saçarken bense ağzımdaki fındıktan başka ses duyamadığım filme bön bön bakmakla yetinmekle kaldım.

Sonra bu böyle olmayacak bari daha iyi bir bilim kurgu olan Akasya Durağı (!) izleyeyim dedim. O sırada Moviemax 2'de film yeniden başlar yine baştan izlerim diye de kurdum kafamda. Ne var ki saat çok geç oldu ve benim sessiz izlediğim sahneler geldiğinde çoktan uyuyakalmıştım bile.

Bilim Kurgu tutkunu olanlar ya da o tür filmlerden keyif alanlar bu cumartesi gecesinin acınası halini umarım hissetmişlerdir. Çünkü Alien özellikle hem bilim kurgu hem de gerilim olması itibariyle insanı bırakın kucakta fındıkla fıstıkla kolay kolay koltuğunda bile oturtmayacak sahnelerle alıp götürür. Serinin ilkini seyrettiğimde gerçi ilkokuldaydım ama adamın karnını parçalayıp çıkan yaratık sahnesini görür görmez sinemadan kaçtığımı çok iyi hatırlıyorum. O yüzden hem o filmi hem de serinin geri kalanını yirmi küsür sene sonra ancak tekrar izleyebildim.

Bugünse Muppet Show'a dönüştürülmüş bu halinden birşey bile anlayamadım. Güya teknoloji ilerledi, yani iyi bir bilim kurgu film yapmak için olanaklar eskisinin on kat iyi düzeyde ama çıkan sonuç tüm diğer sinema türlerinde olduğu gibi facia.

Olan da biz birkaç iyi bilim kurgu, gerilim beklentisinden zavallı izleyiciye oluyor, ya neyse..

7 yorum:

geveze baykuş dedi ki...

star wars 1-2-3 de benim için benzer bi yıkım olmuştu. ilkokul yıllarıma tekabül eden 4-5-6nın tadı kesinlikle yoktu. iyiyle kötünün çatışması, master yoda'nın daha bıyıkları yeni biten şaşkaloz luke skywalker'a 1 karış uzunluğundaki sopasıyla vura vura eğitmesi, jedi felsefesinin gizemleri... yıllar öncenin güdük teknolojisiyle yaratılan keyif bugünün imkanlarından çıkan bol vıjıııtt vıjııtttlı, patlamalı, alevli, yanarlı dönerli sahnelerde kaybolup gitmiş. bilim biraz soğuk ve sevimsiz bir şey galiba, şeytan icadı mıdır nedir :)

Uyumsuz dedi ki...

Valla çok haklısın baykuş. Star Wars eski üçlemedeki " I am your Father" açıklamasında yaşanan adrenalin yükselmesini sonradan çekilen 3lemenin toplamı dahi yakalayamamış.

Bir kere 2 ve 3'te Anakin diye oynatılan karakter acayip ezik, hırsım var diye surat asan manasız bir tipti. 3. bölümde nasıl olacak da Dark Side'a geçecek diye heyecanla beklerken resmen mahalle kavgası ve töre cinayeti gibi şeyler izledik. Çok aptalcaydı, yazık etmiş Lucas güzelim seriye.

Zehir zıkkım olsun kazandıgı o paralar :)

creep dedi ki...

değişik bir yorum görüyorum.
bilim kurguları severim.
Serinin 2. seyretmedim. Ama 1. güzeldi.
Bir film seyretmiştim. Gemi, uzayın derinliklerine o kadar çok gitmişti ki gittiği yer cehennemdi.
Kaliteli bir filmdi. İsmini şimdi hatırlamıyorum ama etkisinde kalmıştım. bAŞROLDE sAM NEİLL vardı.

Uyumsuz dedi ki...

creep o filmin adı Event Horizon. Uzayın derinliklerine gitmiyorlar, uzayda çok uzak bir noktaya gidebilmek için uzayda kırılma yaratık bir nevi kara deliğin içinden geçmeyi deniyorlar. Ama bunu Sam Neil'in gemisi degil bir başka gemi yapmiş sonra da iletişim kesilmiş. Sam Neil'in gemisi de o gemiyi bulmaya gidiyor. Bulduklarında da kara delik yüzünden herşeyin alt üst olduğu geminin etkisinde kalıyorlar. Evet bir nevi cehennem ama kafalarının içinde olan cehennem.

Event Horizon çok iyi bir filmdir, hatırlattın, duygulandım bir an :)

creep dedi ki...

UYUMSUZ. teşekkür ederim.
pek duygulu bir film değildi:))
Ama hafızan müthiş yalnız.
İzmir'in neresindensin?

Uyumsuz dedi ki...

Ben teşekkür ederim, duygulandım çünkü beğenmiştim kendisini :)

Karşıyakalıyım ben..

creep dedi ki...

Herkes mükemmel değildir:))
Ben göztepeliyim...