9 Mart 2009 Pazartesi

94.5 Rock FM Rabarba'sı

Oldum olası popüler müzik çalan radyoların sabah programlarını sevmemişimdir. Her on saniyede bir arka fonda gülme efekti yükselen, zorlama espriler ve yabancı kanallardan arak formatlarla insanı işe ya da okula gidene kadar aklınca eğlendirmeye niyetli yarı Amerikan yarı Türk aksanlı DJlerin aşırı suni gösterileridir bunlar.

O yüzden yıllardır işe gidene kadar geçen yaklaşık bir saati Radyo Eksen'in sakin, dingin kimi zaman bilindik alternatif Rock müziğine kendimi teslim etmişimdir. Radyo Eksen'deki reklam kuşakları arasında sık sık geçiş yaptığım Rock FM'deki Rabarba'yı keşfedene kadar bu alışkanlık hiç kırılmadı diyebilirim.

Rabarba'da içerik aslında gayet basit. Mesut Süre isimli genç bir komedyen hafta içi her sabah 7 ile 10 arasında her gün yanına bir başka arkadaşını alarak yapıyor yayınını. Internetten taradığı ilginç haberleri paylaşıyor, arada dinleyicilere bağlanıyor, her gün mutlaka kendi gösterisine ya da bir başka tiyatro oyununa bilet veriyor, komik bir konu belirleyip dinleyicilere bununla ilgili fikir soruyor.

Bulduğu haberler üzerinde o ince zekaya sahip Türk bakış açısı yorumları zaten başlı başına bir olay oluyor.

Örneğin bir sabah, Amerika'da tüpbebek sahibi olmak isteyen beyaz bir çiftin Afrika kökenli bir bebek dünyaya getirmesiyle ilgili haberi okumuşlardı. Haberin ilginçliği kadar kiliniktekilerin aileye, bu bebek şimdi siyah ama büyüdükçe rengi açılacak yorumu üzerine " Nasıl yani, kot mu bu giydikçe açılır, oldu olacak renklilerle de yıkamayın der gibi zencilerle çocuğu yıkmayın, rengi koyulaşır deselermiş bari" diyip üstüne bir de Muhahaha kahkahaları atarlarken ben az kaldı direksyonun hakimiyetini kaybedip yoldan çıkacaktım.


Yayın yönetmenleri Metehan Mert Çakır'ın üstün hafıza yeteneği ile şekillenen ve çoğumuzun çocukluk günlerine hitap eden eskileri konuştukları " Külüstür " ise bir başka macera. Teenage Mutant Ninja Kaplumbağalardan bahsettikleri bir gün karakterleri anlatırken birinin çıkıp " Yahu bu Shreder da ne kompleksli adammış, yüzünü bir fare cırmıkladı diye insan dünyayı ele geçirmeye kalkar mı yahu?" şeklinde kötü karakteri yorumlaması beni yine oldukça eğlendirmişti.

Son zamanlarda ise beni asıl güldüren telefonla bağlananlarla gayet seviyeli ve saygılı konuştuktan sonra karşıdaki telefonu kapatır kapatmaz arayanın arkasından onu çok fena harcamaları oluyor. Kesinlikle dalga geçmiyorlar ama arayanlardaki geyik potansiyelini keşfettikleri anda sahte bir neşeyle günaydınlar güneş sizinle olsun gibi aptalca dilekler sunmak yerine hadi canım hadi güle güle şeklinde yaklaşımları bile yeterince samimi geliyor bana.

Mesut Süre arkadaşlarının sevgilisi olmalı ki dediğim gibi hafta içi beş güne yayılmış beş arkadaşı sabah tam yedide onunla birlikte mikrofonun başında oluyorlar. Poğaça yemek veya uykularını açmak için müzik aralarını uzattıklarını da açıkça itiraf ediyorlar.
Sözlük anlamı biraraya gelmiş insanların çıkardığı uğultu olan Rabarba kısaca bu programın da tanımı diyebilirim. Gerçek rabarba insanda kafa bırakmaz gerçi ama bu da kafadaki herşeyi alıp götürüyor. Ve tıpkı tanıtım jeneriklerinde de dediği gibi aynı parçanın birden fazla çok kereler çalındığı, dağınık ama samimi, en az bir kişinin anlam veremediği bu programa ben de herkes gibi gülüyorum.

3 yorum:

pisikopati dedi ki...

Ya bu kadar olur, kaç gündür niyet ediyorum yazmaya, geçtin öne Uyumsuz 1 - Pisikopati - 0

Süper bir program, ben birkaç hafta önce Taksim Old City Comedy Club'taki performanslarını da izledim. bu sabah dinlediğin kısma denk geldi mi bilmiyorum ama Külüstür'de Rambo vardı "Allah affeder, Rambo affetmez!" (general söylüyor) repliği üzerine bir konuşma döndü ki gülmekten kırıldım, etrafımdaki herkes de bu karı deli galiba kaçın kaçın demiştir.

Uyumsuz dedi ki...

ehehe ya Rambo'nun yarısında ofise geldim yarım kaldı. Ömür generalin polisleri uyarıp " Sizin Vietman dediginiz yer Rambo'nun eviydi" dediği sahne ne biçimdi şeklinde yaptıgı yorum bitirdi beni.

Psiko, bir daha önden sana danışacağım konuları yaw, sürekli çakışıyor :)

pisikopati dedi ki...

boşver şekerim, maksat gönüller bir, zevkler benzer olsun, senin bilok benim bilok, benim bilok senin bilok:)
üstelik aynı anda aynı konuda yazsak sosyetik hatunlar gibi pişti olduk diye kasmayız da allahtan:)