17 Şubat 2009 Salı

Gülme ve ağlama manyağıyız biz


Çocukken Türk filmlerini hem izler hem de bir yandan onlarla dalga geçerdik. O fındık beyinlerimizle bile 70li ve 80li yılların o tek düze filmlerinin banalliğini görebiliyorduk. Tabi o zamanlar bilmediğimiz zavallı film yapımcılarının, yönetmenlerin tepesine çöreklenmiş çekiç gibi sansür kurulunun ağırlığıydı.

O zamanlar hep şunu söylerdik: " Türk filmiyse sonu ya acıklıdır ya da mutlu.." Bu ikisinden başka bir seçenek sunmuyordu gerçekten de filmler. Gerçi hepsinin bir aşk filmi olmasının da etkisi vardı ama sanki iki boyutlu bir dünyadan başka birşey sunmuyordu bu filmler.

O zamanlarki yokluk ve baskı yüzünden senaristlerin arabesk çağrışımlı senaryolarıyla bir nesil büyüdüğü için midir nedir bugün gelinen noktada film ve dizi zevklerimiz de böyle sıradanlaştı.

Ulusça yıllardır çarşamba geceleri televizyonun mahkumu olduk. Çünkü ağlamak istersek Yaprak Dökümü, gülmek istersek Avrupa Yakası'nı izliyoruz.

Sinemada pahalı Amerikan yapımlarını es geçip AROG'la gülüp Issız Adam'la ağlıyoruz. Yetmiyor AROG'u Recep İvedik'le kapıştırıp hangisi daha komik hangisi daha kaliteli diye ahkam bile kesiyoruz.

Günün sonunda tüm görsel zevkler ağlatma ya da güldürme amacına dayalı. Biraz kafamızı yorsun, ufak ipuçlarıyla bizi sonuca ulaştırsın, simgelerle anlatımını zenginleştirsin, bizi tedirgin etsin, kafada soru işareti bıraksın, bakış açımıza 3. göz monte etsin yok. Ya güldür ya ağlat biz böyle gördük böyle isteriz Türk sinemasından...




4 yorum:

JoA dedi ki...

sadece sinemadan mı? aklıma hemen bir şarkı sözü geldi: "ister güneş ol yak beni, yağmurum ol ağlat beni, acılarla sevinçlerle yaşat beni" :)

ben kendi kendime yaşayamam, sen yaşat beni. e madem yaşatacaksın, ya öyle ya böyle...

gay_yor dedi ki...

severim ben o türk filmlerini izlemeyi..

Basak dedi ki...

Oryantal millet işte, herşeyin aşırısı ortası arası yok. ha bir de sorgulama yok, sorgulamayı da sevmiyoruz, yönetmenlerin de işi kolaylaşıyor.

pisikopati dedi ki...

ben de çok severim eski türk filmlerini izlemeyi. Onlara ağlayıp gülmeyi.

Yalnız yazın bana da çile bülbülüm çile şarkısını çağrıştırdı. Bülbül çile çekerken biz göbek atarız ya:)